Myspace Layouts / Lilly / Hot Comments / Image Hosting




WELCOME TO İMMORTAL!!!

Hakkımda




Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv

Kategoriler


Arkadaşlarım


daisy1
daisy25
pazaryolu
maria25
teyoemi
betul17
simyaci25
hmylifez
hicgitmeyen
pazaryoluu
bloglariniz

ULU ORTA

             

                

 

I
düşen bir yaprağa bağladım hayatımı
olsun artık diyorum ne olacaksa
paralı bir asker miyim neyim
ekleyip duruyorum sabahları akşamlara
ve kendimi arıyorum meşgul çalıyor
gerçi söylenmez böyle şeyler uluorta
aşk diyor başka bir şey demiyor kalbim
nasıl bir dostluk ki bu, hem kadim
hem de mayhoş elma tadında.

sorma,
elim kırılsın bir daha
dokunursam güneşe.
II

kendimi de koysam ayağımın altına
yine de yetişemiyorum ey aşk,
omzunun hizasına.
çünkü bende birikiyor her şeyin tortusu
ve ayağını kaldırıyor dünya, konuşurken benimle.
budanan oğullar gibiyim sessiz ve narin
nereye konsam geri sayım başlıyor
kurcalıyor beni bir çırağın elleri
ah, unufak olsam ve desem ki
ağzın tat görmesin hayat
kandırdın beni.

sorma,
üstü açık araba
dünya dediğin.
III

kılpayı kaçırılmış bir şeyin
bıraktığı ardında
neyse oyum ben.
yaralı serçe, benim için dua et:
gök bir kayalık gibi şimdi üstümde
dr şükrü öncüoğlu’ndan üç ayda bir reçete.

sorma,
yangın sönseydi suyla
denizler her akşam böyle yanmazdı.

IV
acıyan bir şeyim ben buradan çok uzaklarda,
ve koskocaman bir hansın sen uğraşma bu çocukla
çünkü nasıl bir şey biliyorum itin taştan korkması
bir yastık arıyorum kuş seslerinden
mühim değil sonrası.

sorma,
siliniyor her şey, hatta uçurtma
takılıp kalıyor göğe.
V

yakar top oynayan melekler gördüm güneşle
ve büyük çiftçiler, dağları biçen
yolundaydı her şey ben bile yolundaydım
ama
kıyıya vardığımda kendimi unuttuğumu anladım
karşı kıyıda.

sorma,
kaldım altında
devirince kitabı.
VI

şiirler söyledim belki duyarsın diye
çığlığıydım içinde dilsiz bir şehzadenin
sana seslendim durdum bu küçük odadan
acımı duy, sensin pusulam benim
ki dünya
silinmiş bir harita
gibi yabancı bana.

sorma
usulca uzandığında
bir ceset oluyorsun öpüldükçe şımaran.

İbrahim Tenekeci

 

 


Tarih: 17:21, 5/6/2007
Yorum (3) | Yorum yaz | Bağlantı

AMİN DE ÖLDÜR BENİ.

Hüznümü yutan suskunluklarda gözlerimin parantezine kapandım…ellerim şeytanın yüzündeydi…gezdim …ürktüm…yokluğunun istanbul´una Fatih olamadım…hezimetindeyim!…

Gidişine virgül atarken,sesinin ünleminde intihar eden noktalara kırıldım…tırnaklarımla yüzümün parantezini açamadım…kalbimi kaşıyan soruların işaretinde kimsesizliğimi astım…kelimeler can kırıkları şimdi,konuştukça kanatır,kanattıkça konuşturur…

Kalemimin mülteciğili ile göçüyorum aklının kan damlayan mededhah ve berzah yanına,sığındığım tümcelerinden yorgun bir insan silueti çıkarıyorum, “kalırsam sende ölürüm,gidersem gidişimde” diyorsun…ben her türlü ölüme yakınım…bilmiyorsun!

Suskunluğun tınısından başı elleri arasında yoklukla boğuşan bir istanbul devşiriyorum…göğsümün elma şekerli çocuğuna gudubet bir anne oluyorum…”bir daha azimetler olmayacak” desende,ciğerime düşen nar-ı közlerle gözlerimi sisletiyorum…

Şimdi hangi el yıkar benim gözyaşımdan ıslak paslanan yanaklarımı…şimdi,o içinde sen olan,beklenen istanbul çıkıp gelir mi sabahıma?-o hayatın kalın harflerle yaşandığı büyük şehir- gelmez…gelen de bendeki istanbul´a değmez!…

Ceplerimde iki bilinmeyenli bir denklem gibi taşıyorum aşkı…hiçlendikçe karanfil kanıyorum,karanfil kokuyorum…akılsızlığın ortasına ebhem bir insan gibi düşüyorum…bu beladetliğim sensin..çık gel de yüzüm gülsün!…içimin cenazesi misin nesin!…öksürde doğrulsun Nemrut bakışlı leşin!…

Dilimin duvarlarında pişiriyorum kesavet içerikli ağlayışlarımı,şiirlerin kanatlarını kırıp göğe salıyorum…gözlerimin perdelerini yırtıyorum kirpiklerinin tellerinde,eteklerimi gamzelerinde tutuşturuyorum…Haydarpaşa´da güneşe ağlayan  çocuğu kaçırıyorum,berdevam bir karanlığa düşüyor şehir…adının geçtiği bütün sokakların bedduasını yutuyorum…”hadi dön!” deme…zinhar ölüyorum!…

Şeytanın maksutunda şiirlere asılıyorum,söz kurşunlarına diziyor beni sayfalar…kalemimin cellatlığında son isteğim “sen!” diyorum…

Ağzı kan dolu beddualarla dayanır kapına istanbul,ölümümü ister…sözcükler dudaklarının titrekliğinde acı bir ağıttır…şeytan,içindeki çocukla beddualardadır…harlandıkça söndürür,söndürdükçe bitirir seni…
dışına taşar gözyaşı…
daha fazla bitmeden…

“amin!” de öldür beni!…

 

    kaynak:iedebiyat.wordpress.com                                                                                                                         


Tarih: 00:31, 23/4/2007
Yorum (3) | Yorum yaz | Bağlantı

!!!HoŞçAkAl!!!

Biraz daha kalırsam yanında vazgeçeceğim,

kırık dökük düşlerin beslediği bir yoksulluktan geliyorum.

bir başkasının gözlerini görüyorum gözbebeklerinde..

bir başkasının sesinin tınısı çalınıyor kulaklarımda..

sen benim en sevdiğim şarkıyı söylerken,

anlıyorum;;

başka bir yürek değmiş yüreğine,

yeni nefesleri solumak için,

çoktan yola çıkmış nefesin...

söylemediklerini biliyorum,anlıyorum,,

içindeki yeni yetme sevinçleri,

sen artık bu denli

ezik yaşamak istemiyorsun yanımda,

bu denli soğuk geceler üşütüyor artık seni,

ne ekmeğin emeği, ne şarabın gizemi

ne de benim puslu geçmişim

tutabilir seni yanımda,

 

hissediyorum gideceksin...

bu kenti hiç sevmedin sen,

bunca yıllık ömründe hiçbir yeri sevmedin

memleketin kadar..

belkide sevemedin sevmeyi denemedin,

o yüreği neden sevdiğini seziyorum::

sen onun düşlerinde kendi memleketini buldun,

eğer benim düşlerimi tanımış olsaydın ,

tadabilseydin; benim acı ama taze özümü

eminim ki sevemezdin başka ömrü,,

 

nekadar da asil sevmiştim seni,

nekadar da adanmış sevdalıydım,

nekadar da inanmıştım benim son durağım olduğuna,

şimdi bu yanılgı batmıyor bile içime

benden alıp götürebileceğin tek şey  üç kuruşluk zamandı

onu da çoktan söndürmüştük çay bardaklarında,

 

neden gitiiğimi sorma

ya beklediğin cevabı alamazsın,

yada aradığını bulamazsın dudaklarımda..

anlayamazsın has sebepleri

birkaç bahaneden ibaret kalır düşünceler,

bembeyaz bir karakış varken toprağın üstünde,

bir sonbahar hüznü yaşamaktan başka neyimiz kaldı ki artık...

 

gidişim sevgimin gereğidir

sevgilim hoşçakal!!!....,

                    

                                      kaynak:maria25.blogcu.com


                                                            

Tarih: 20:36, 15/4/2007
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

_______UmUt________

Ben seni severdim
Ve canım yanardı
Ben seni severdim
İçim kan ağlardı
Ben sana yanardım
Günlerim yanardı
Hiç yaşanmazlardı
Seni sevdiğim her mevsim acı sonbahardı
Ben severdim seni
Kanardı gözlerim
Yanardı canım
Yine de severlerdi
Ben 'seni seviyorum' derdim eskiden
Şimdi ne demeli bu yorgun beden
Şimdi nefretlere mi sürmeliyim sevdamı
Beddualar mı yakıştımalı adının yanına
Olmadı, olmuyor
Ben seni severdim
Kıyamam ki.....


Tarih: 20:28, 15/4/2007
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

SEN OLDUĞUM KADAR AYRIYIM BENDEN...

Rüzgarlarla   savruluyor,içimdeki  zerrenin  senleri,
Gözlerimde  kırık  bir  kent  masalı   duruyor.
Mahurluğunda  öksüz  düşlerimin
Korkusuna  gebe  ıslanmış  bir   gece   düşüyor.
Ölüm  şimdi  kabus ;
Yokluğuna  düşen  her  hasrette,içimde  senli  bir  şiir  kırılıyor.
Ve  şimdi  sana  bu  kadar  dolmuşken,
İçimde  boş  kalıyor  bir   yer.
Kuytularıma  gömüyorum  hayatımı,
Senli  yaralar  sızıyor  bedenimden.
Hüznün  çivisi  koptu  bende,gözyaşımla  avutuyorum  yaralarımı.
Ve  sen  daha  çok  acıtıyorsun,
Savrulurken  bendeki  küller…
Sonbahara  inat  yıpranıyorum.
Kelime  kelime  dökülüyorum  yerlere,
Başucumda  ıslak  sokak  kaldırımları.
Hercailiği  aşkın , yokluğuna  yare,
Ve  şimdi  kana  kana  içerken  ayrılığı,
Ağzımda  yine  o  aşkın  kekremsi  tadı !
Bakışının  ardındaki  ayrılık  korkutuyor  beni,
Sen  olduğum  kadar  ayrı  kalıyorum  bende…
Gözlerim  seni  soruyor  aşkın  nazenine,
Kuytularımsa  üşüyor, hasrete  kapılmış  cümlelerinde…
Ayışığı  sevinçler  biriktirdim, kırılan  yüreğimin  kuytularına.
Ve  sevgine  esirdim, eskidikçe  zaman  iklimsiz  duraklarımda.
Cam  kırıklarında  eziliyor  parmaklarım,
Ben  yine  kan  revan !
Ensemden  basıyor  geceler,
İki  büklüm  kalıyorum  bir  köşede.
Sesler  beliriyor, kabuslar  çöküyor  alnıma.
Ya  senden  kaçıyorum , ya  geceden…
İki  ucum  da  sonsuz, iki  ucumda  da  uçurum.
Şimdi  adımlarım  titriyor.
Ve  sonsuzluk  bekliyor  beni  az  ötede.
Sense  yine  kanatıyorsun  beni,aşka  döküyorsun,
Gitmeye  sevdalı  yüreğinle …!


Tarih: 23:09, 7/4/2007
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

..............._________...............

                   
Kirli  bir  düş  saçması  beynimi  kemiren,
Parmak  uçlarımda  bir  hayatın  eksik  metinleri,
Gözlerimdeyse  donuk  bir  hayal  dolaşıyor  şimdilerde.
Harflere  boğuyor  sessizlik  içimi,
İçimde  bulanıyor  dünya;
Ve  ben  bir  adım  kala  hayata,
Düşüyorum  yamaçlarından, tutunamıyorum…
Bensiz  bir  hüzün  soluyor  aşk,
Sensiz  titrek  yamaçlarıma  vuruyor.
Ve  geçmişin  tortuları  çöküyor  ruhuma.
Ayaklarıma  gülüşümün  resmi  takılıyor…
Göz  çukurlarıma  vuruyor  sonbahar  yaprakları,
Ölüm  kırık  bir  gülüş  oluyor  dudağımda.
Şimdilerde  alnımda  çözülüyor  yıllar,
Ve  sen  daha  çok  sürüklüyorsun  beni
Bu  kentin  isimsiz  sokaklarına…
Geceler  ayaza  vuruyor  gönlümde,
Yaralarım  kabuk  bağlıyor  bir  bir.
Sen  gelmiyorsun  diye  bu  sonbahar  bakışlarım
Sen  susuyorsun  diye  bu  çığlıklar.
Üşüyor  öksüz  düşlerim,gece  ürküntüsü  yastığımda.
Şimdi  yollara  vurdum  tüm  anılarımı,
Islaklığı  ruhumun, senden  kalan.
İçimi  yakan  tek  hece  bir  yaşam.
Eğer  gitmişsen  dönmemek  için  olsun,
Eğer  küskünsen  bırak  aşk  sözünde  dursun.
Çünkü  gözyaşıyla  ödenmiş  bir  bedel,
Asla  tuzlu  suyla  geri  verilmez.
Bundandır  sana  ve  denizlere  küsüşüm,
Ve  bundandır  aşktan  yana  öksüzlüğüm…


Tarih: 23:05, 7/4/2007
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

G!TME DE HAD!

Sakın kaçak muamelesi yapma gözlerime..”

Gidiyorum..Sulara düşen gölgeni alıp yanıma gidiyorum bu şehirden ben.. ve defediyorum seni ellerimden..
Şimdi hangi baharı alırsan al koynuna, kime değerse değsin bakışların…
Tutam tutam döküp saçlarımı yollara, alıp zülfünü tenime gidiyorum..

Bak, yoluna sevdamı kurban ettiğim çığlık..!!
Dinle, gidişimin arefesinde dilime konduracaklarımı!!

“Sakın korkak muamelesi yapma dudaklarıma..”

Parmaklarının her yanınına mührünü bırakmış dudaklarım, susları müjdeleyip gidiyor bu kaldırım düşlerinden..
Tüm gecelerimize “elveda” kabusu atıp, zulalarca sakladığım yaraları “geri çaldım..”
“sevmedin” bakışları bırakma yüzümün sen dolu yanlarına boşuna..
Sen ki.. “kal” demeyi ölüm belledin lugatına, öyle ki komaz şimdi bir gitmek, beni yerleştirdiğin “hiç” konaklarına..

Duyuyor musun sesimi, busesine yandığım esmer..!

“Sakın yapıştırıp yakama gül yüzlü hıçkırıkları vicdan azabı gibi dikilme karşıma..”

Ben yamalı yeminlerimden demet yapıp koymuştum başucuna, nidalar savurmuştum şehrin tüm sokaklarına..
Yastığımın yarısını boş bıraktığın karanlıkları unutma!!
Sana yudumladığım hasretin her nefesine ölüm içtim..
Olmadı hiç haberin, atmıştın saçlarımı yüzünden..
Sen olmadın ama, bhen olmayan “sen” uğruna sattığım için hüzünlerimi kalleşim aslında..
Onlar verdi kendilerini geri ama sen alamayacaksın “ben”i..
Uçurum uçurum intiharlara sürüyorum, sazımdan söküp sesini.
Ah ki, suyun üzerinden koşmak vardı ya sana..neyse!!

Bir anlamı olmalıyken ellerinin ellerimde titreyişinin, payıma düşen sensizliği terletip avuçlarımda “hayat” diye gömeceğim şimdi toprağıma..

Dinle, gülüşüne sevda yutkunduğum..

“Sakın döndüğümde ardımı dolanma beyhude yere yollarıma..”

Düzlerde yuvarlanıp, yokuşlarda dikildi yamacıma “acı”..
sevdim………. “küs bakışına kanımı parçaladığım..avuç avuç..”
Kara yazıma karalarca ortak olup, siyah satırlarımın sahibi “yalancı..”

“Dur” de hadi bana.. “GİTME…”


Tarih: 19:27, 31/3/2007
Yorum (3) | Yorum yaz | Bağlantı


Tarih: 22:48, 29/3/2007
Bağlantı


Tarih: 22:48, 29/3/2007
Bağlantı

_<_YiNeDe ArKaNa BaK sOnKeZ_>_

şimdi ölen bir şey var içimde azar azar,
ha söndü ha sönecek yıllar önce yanan mum.
susmayın biliyorum,ben bir yalan dünyada gürültülü yaşadım
sessizce ölüyorum...
 
 
::::LANET OLSUN:::
Gittin..
ßir u¢urumun kenarında terkettin ßeni..
ßıraktın ELLerimi hoyrat esen rüzqarLarda..
$imdi sensizLiqe qüLümsüyorum..U¢urumun kıyısında..


Tarih: 22:25, 29/3/2007
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

<- | Sonraki Sayfa ->