Hakkımda
Bağlantılarım
*
*
*
Kategoriler
Arkadaşlarım
• daisy1 • daisy25 • pazaryolu • maria25 • teyoemi • betul17 • simyaci25 • hmylifez • hicgitmeyen • pazaryoluu • bloglariniz
|
ULU ORTA

I düşen bir yaprağa bağladım hayatımı olsun artık diyorum ne olacaksa paralı bir asker miyim neyim ekleyip duruyorum sabahları akşamlara ve kendimi arıyorum meşgul çalıyor gerçi söylenmez böyle şeyler uluorta aşk diyor başka bir şey demiyor kalbim nasıl bir dostluk ki bu, hem kadim hem de mayhoş elma tadında.
sorma, elim kırılsın bir daha dokunursam güneşe. II
kendimi de koysam ayağımın altına yine de yetişemiyorum ey aşk, omzunun hizasına. çünkü bende birikiyor her şeyin tortusu ve ayağını kaldırıyor dünya, konuşurken benimle. budanan oğullar gibiyim sessiz ve narin nereye konsam geri sayım başlıyor kurcalıyor beni bir çırağın elleri ah, unufak olsam ve desem ki ağzın tat görmesin hayat kandırdın beni.
sorma, üstü açık araba dünya dediğin. III
kılpayı kaçırılmış bir şeyin bıraktığı ardında neyse oyum ben. yaralı serçe, benim için dua et: gök bir kayalık gibi şimdi üstümde dr şükrü öncüoğlu’ndan üç ayda bir reçete.
sorma, yangın sönseydi suyla denizler her akşam böyle yanmazdı.
IV acıyan bir şeyim ben buradan çok uzaklarda, ve koskocaman bir hansın sen uğraşma bu çocukla çünkü nasıl bir şey biliyorum itin taştan korkması bir yastık arıyorum kuş seslerinden mühim değil sonrası.
sorma, siliniyor her şey, hatta uçurtma takılıp kalıyor göğe. V
yakar top oynayan melekler gördüm güneşle ve büyük çiftçiler, dağları biçen yolundaydı her şey ben bile yolundaydım ama kıyıya vardığımda kendimi unuttuğumu anladım karşı kıyıda.
sorma, kaldım altında devirince kitabı. VI
şiirler söyledim belki duyarsın diye çığlığıydım içinde dilsiz bir şehzadenin sana seslendim durdum bu küçük odadan acımı duy, sensin pusulam benim ki dünya silinmiş bir harita gibi yabancı bana.
sorma usulca uzandığında bir ceset oluyorsun öpüldükçe şımaran.
İbrahim Tenekeci
|
Tarih: 17:21, 5/6/2007 |
Yorum (3) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
AMİN DE ÖLDÜR BENİ.
Hüznümü yutan suskunluklarda gözlerimin parantezine kapandım…ellerim şeytanın yüzündeydi…gezdim …ürktüm…yokluğunun istanbul´una Fatih olamadım…hezimetindeyim!…
Gidişine virgül atarken,sesinin ünleminde intihar eden noktalara kırıldım…tırnaklarımla yüzümün parantezini açamadım…kalbimi kaşıyan soruların işaretinde kimsesizliğimi astım…kelimeler can kırıkları şimdi,konuştukça kanatır,kanattıkça konuşturur…
Kalemimin mülteciğili ile göçüyorum aklının kan damlayan mededhah ve berzah yanına,sığındığım tümcelerinden yorgun bir insan silueti çıkarıyorum, “kalırsam sende ölürüm,gidersem gidişimde” diyorsun…ben her türlü ölüme yakınım…bilmiyorsun!
Suskunluğun tınısından başı elleri arasında yoklukla boğuşan bir istanbul devşiriyorum…göğsümün elma şekerli çocuğuna gudubet bir anne oluyorum…”bir daha azimetler olmayacak” desende,ciğerime düşen nar-ı közlerle gözlerimi sisletiyorum…
Şimdi hangi el yıkar benim gözyaşımdan ıslak paslanan yanaklarımı…şimdi,o içinde sen olan,beklenen istanbul çıkıp gelir mi sabahıma?-o hayatın kalın harflerle yaşandığı büyük şehir- gelmez…gelen de bendeki istanbul´a değmez!…
Ceplerimde iki bilinmeyenli bir denklem gibi taşıyorum aşkı…hiçlendikçe karanfil kanıyorum,karanfil kokuyorum…akılsızlığın ortasına ebhem bir insan gibi düşüyorum…bu beladetliğim sensin..çık gel de yüzüm gülsün!…içimin cenazesi misin nesin!…öksürde doğrulsun Nemrut bakışlı leşin!…
Dilimin duvarlarında pişiriyorum kesavet içerikli ağlayışlarımı,şiirlerin kanatlarını kırıp göğe salıyorum…gözlerimin perdelerini yırtıyorum kirpiklerinin tellerinde,eteklerimi gamzelerinde tutuşturuyorum…Haydarpaşa´da güneşe ağlayan çocuğu kaçırıyorum,berdevam bir karanlığa düşüyor şehir…adının geçtiği bütün sokakların bedduasını yutuyorum…”hadi dön!” deme…zinhar ölüyorum!…
Şeytanın maksutunda şiirlere asılıyorum,söz kurşunlarına diziyor beni sayfalar…kalemimin cellatlığında son isteğim “sen!” diyorum…
Ağzı kan dolu beddualarla dayanır kapına istanbul,ölümümü ister…sözcükler dudaklarının titrekliğinde acı bir ağıttır…şeytan,içindeki çocukla beddualardadır…harlandıkça söndürür,söndürdükçe bitirir seni… dışına taşar gözyaşı… daha fazla bitmeden…
“amin!” de öldür beni!…
kaynak:iedebiyat.wordpress.com |
Tarih: 00:31, 23/4/2007 |
Yorum (3) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
!!!HoŞçAkAl!!!
|

Biraz daha kalırsam yanında vazgeçeceğim,
kırık dökük düşlerin beslediği bir yoksulluktan geliyorum.
bir başkasının gözlerini görüyorum gözbebeklerinde..
bir başkasının sesinin tınısı çalınıyor kulaklarımda..
sen benim en sevdiğim şarkıyı söylerken,
anlıyorum;;
başka bir yürek değmiş yüreğine,
yeni nefesleri solumak için,
çoktan yola çıkmış nefesin...
söylemediklerini biliyorum,anlıyorum,,
içindeki yeni yetme sevinçleri,
sen artık bu denli
ezik yaşamak istemiyorsun yanımda,
bu denli soğuk geceler üşütüyor artık seni,
ne ekmeğin emeği, ne şarabın gizemi
ne de benim puslu geçmişim
tutabilir seni yanımda,
hissediyorum gideceksin...
bu kenti hiç sevmedin sen,
bunca yıllık ömründe hiçbir yeri sevmedin
memleketin kadar..
belkide sevemedin sevmeyi denemedin,
o yüreği neden sevdiğini seziyorum::
sen onun düşlerinde kendi memleketini buldun,
eğer benim düşlerimi tanımış olsaydın ,
tadabilseydin; benim acı ama taze özümü
eminim ki sevemezdin başka ömrü,,
nekadar da asil sevmiştim seni,
nekadar da adanmış sevdalıydım,
nekadar da inanmıştım benim son durağım olduğuna,
şimdi bu yanılgı batmıyor bile içime
benden alıp götürebileceğin tek şey üç kuruşluk zamandı
onu da çoktan söndürmüştük çay bardaklarında,
neden gitiiğimi sorma
ya beklediğin cevabı alamazsın,
yada aradığını bulamazsın dudaklarımda..
anlayamazsın has sebepleri
birkaç bahaneden ibaret kalır düşünceler,
bembeyaz bir karakış varken toprağın üstünde,
bir sonbahar hüznü yaşamaktan başka neyimiz kaldı ki artık...
gidişim sevgimin gereğidir
sevgilim hoşçakal!!!....,
kaynak:maria25.blogcu.com |
| |
Tarih: 20:36, 15/4/2007 |
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
_______UmUt________
Ben seni severdim Ve canım yanardı Ben seni severdim İçim kan ağlardı Ben sana yanardım Günlerim yanardı Hiç yaşanmazlardı Seni sevdiğim her mevsim acı sonbahardı Ben severdim seni Kanardı gözlerim Yanardı canım Yine de severlerdi Ben 'seni seviyorum' derdim eskiden Şimdi ne demeli bu yorgun beden Şimdi nefretlere mi sürmeliyim sevdamı Beddualar mı yakıştımalı adının yanına Olmadı, olmuyor Ben seni severdim Kıyamam ki.....
|
Tarih: 20:28, 15/4/2007 |
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
SEN OLDUĞUM KADAR AYRIYIM BENDEN...
Rüzgarlarla savruluyor,içimdeki zerrenin senleri, Gözlerimde kırık bir kent masalı duruyor. Mahurluğunda öksüz düşlerimin Korkusuna gebe ıslanmış bir gece düşüyor. Ölüm şimdi kabus ; Yokluğuna düşen her hasrette,içimde senli bir şiir kırılıyor. Ve şimdi sana bu kadar dolmuşken, İçimde boş kalıyor bir yer. Kuytularıma gömüyorum hayatımı, Senli yaralar sızıyor bedenimden. Hüznün çivisi koptu bende,gözyaşımla avutuyorum yaralarımı. Ve sen daha çok acıtıyorsun, Savrulurken bendeki küller… Sonbahara inat yıpranıyorum. Kelime kelime dökülüyorum yerlere, Başucumda ıslak sokak kaldırımları. Hercailiği aşkın , yokluğuna yare, Ve şimdi kana kana içerken ayrılığı, Ağzımda yine o aşkın kekremsi tadı ! Bakışının ardındaki ayrılık korkutuyor beni, Sen olduğum kadar ayrı kalıyorum bende… Gözlerim seni soruyor aşkın nazenine, Kuytularımsa üşüyor, hasrete kapılmış cümlelerinde… Ayışığı sevinçler biriktirdim, kırılan yüreğimin kuytularına. Ve sevgine esirdim, eskidikçe zaman iklimsiz duraklarımda. Cam kırıklarında eziliyor parmaklarım, Ben yine kan revan ! Ensemden basıyor geceler, İki büklüm kalıyorum bir köşede. Sesler beliriyor, kabuslar çöküyor alnıma. Ya senden kaçıyorum , ya geceden… İki ucum da sonsuz, iki ucumda da uçurum. Şimdi adımlarım titriyor. Ve sonsuzluk bekliyor beni az ötede. Sense yine kanatıyorsun beni,aşka döküyorsun, Gitmeye sevdalı yüreğinle …! |
Tarih: 23:09, 7/4/2007 |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
..............._________...............
Kirli bir düş saçması beynimi kemiren, Parmak uçlarımda bir hayatın eksik metinleri, Gözlerimdeyse donuk bir hayal dolaşıyor şimdilerde. Harflere boğuyor sessizlik içimi, İçimde bulanıyor dünya; Ve ben bir adım kala hayata, Düşüyorum yamaçlarından, tutunamıyorum… Bensiz bir hüzün soluyor aşk, Sensiz titrek yamaçlarıma vuruyor. Ve geçmişin tortuları çöküyor ruhuma. Ayaklarıma gülüşümün resmi takılıyor… Göz çukurlarıma vuruyor sonbahar yaprakları, Ölüm kırık bir gülüş oluyor dudağımda. Şimdilerde alnımda çözülüyor yıllar, Ve sen daha çok sürüklüyorsun beni Bu kentin isimsiz sokaklarına… Geceler ayaza vuruyor gönlümde, Yaralarım kabuk bağlıyor bir bir. Sen gelmiyorsun diye bu sonbahar bakışlarım Sen susuyorsun diye bu çığlıklar. Üşüyor öksüz düşlerim,gece ürküntüsü yastığımda. Şimdi yollara vurdum tüm anılarımı, Islaklığı ruhumun, senden kalan. İçimi yakan tek hece bir yaşam. Eğer gitmişsen dönmemek için olsun, Eğer küskünsen bırak aşk sözünde dursun. Çünkü gözyaşıyla ödenmiş bir bedel, Asla tuzlu suyla geri verilmez. Bundandır sana ve denizlere küsüşüm, Ve bundandır aşktan yana öksüzlüğüm…
|
Tarih: 23:05, 7/4/2007 |
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
G!TME DE HAD!
Sakın kaçak muamelesi yapma gözlerime..”
Gidiyorum..Sulara düşen gölgeni alıp yanıma gidiyorum bu şehirden ben.. ve defediyorum seni ellerimden.. Şimdi hangi baharı alırsan al koynuna, kime değerse değsin bakışların… Tutam tutam döküp saçlarımı yollara, alıp zülfünü tenime gidiyorum..
Bak, yoluna sevdamı kurban ettiğim çığlık..!! Dinle, gidişimin arefesinde dilime konduracaklarımı!!
“Sakın korkak muamelesi yapma dudaklarıma..”
Parmaklarının her yanınına mührünü bırakmış dudaklarım, susları müjdeleyip gidiyor bu kaldırım düşlerinden.. Tüm gecelerimize “elveda” kabusu atıp, zulalarca sakladığım yaraları “geri çaldım..” “sevmedin” bakışları bırakma yüzümün sen dolu yanlarına boşuna.. Sen ki.. “kal” demeyi ölüm belledin lugatına, öyle ki komaz şimdi bir gitmek, beni yerleştirdiğin “hiç” konaklarına..
Duyuyor musun sesimi, busesine yandığım esmer..!
“Sakın yapıştırıp yakama gül yüzlü hıçkırıkları vicdan azabı gibi dikilme karşıma..”
Ben yamalı yeminlerimden demet yapıp koymuştum başucuna, nidalar savurmuştum şehrin tüm sokaklarına.. Yastığımın yarısını boş bıraktığın karanlıkları unutma!! Sana yudumladığım hasretin her nefesine ölüm içtim.. Olmadı hiç haberin, atmıştın saçlarımı yüzünden.. Sen olmadın ama, bhen olmayan “sen” uğruna sattığım için hüzünlerimi kalleşim aslında.. Onlar verdi kendilerini geri ama sen alamayacaksın “ben”i.. Uçurum uçurum intiharlara sürüyorum, sazımdan söküp sesini. Ah ki, suyun üzerinden koşmak vardı ya sana..neyse!!
Bir anlamı olmalıyken ellerinin ellerimde titreyişinin, payıma düşen sensizliği terletip avuçlarımda “hayat” diye gömeceğim şimdi toprağıma..
Dinle, gülüşüne sevda yutkunduğum..
“Sakın döndüğümde ardımı dolanma beyhude yere yollarıma..”
Düzlerde yuvarlanıp, yokuşlarda dikildi yamacıma “acı”.. sevdim………. “küs bakışına kanımı parçaladığım..avuç avuç..” Kara yazıma karalarca ortak olup, siyah satırlarımın sahibi “yalancı..”
“Dur” de hadi bana.. “GİTME…” |
Tarih: 19:27, 31/3/2007 |
Yorum (3) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
_<_YiNeDe ArKaNa BaK sOnKeZ_>_
şimdi ölen bir şey var içimde azar azar,
ha söndü ha sönecek yıllar önce yanan mum.
susmayın biliyorum,ben bir yalan dünyada gürültülü yaşadım
sessizce ölüyorum...
::::LANET OLSUN:::
Gittin.. ßir u¢urumun kenarında terkettin ßeni.. ßıraktın ELLerimi hoyrat esen rüzqarLarda.. $imdi sensizLiqe qüLümsüyorum..U¢urumun kıyısında..
|
Tarih: 22:25, 29/3/2007 |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
|